16 Aralık 2010 Perşembe

TÜRKİYE’NİN GERÇEK AYDINLARINDAN SÖZDE AYDINLARIN KAMPANYASINA BÜYÜK TEPKİ:
Özür girişimi ihanettir...
Girişimin Türk milletini tuzağa düşürmek için akıllıca düşünülmüş bir planın parçası olduğunu belirten akademisyen ve siyasiler kampanyanın usule, etik değerlere ve hukuka da aykırı olduğunu söylediler
Haber: Selda Öztürk KAY
Sözde aydınların başlattığı “Özür Diliyoruz” kampanyasına tepkiler büyüyor. Türk milletini, Ermenilerden özür dilemeye çağıran aydınların milleti “tavır almaya” zorladığını belirten akademisyenler ve ülkenin gerçek aydınları, kampanyanın “akıllıca” düşünülmüş bir planın parçası olduğu konusunda hemfikir. Bir avuç sözde aydının internet ortamında başlattığı “özür diliyoruz” kampanyasına belirli isimlerden destek gelirken, Türkiye’nin gerçek aydınları, akademisyenler ve siyasiler, bu girişimin Türk milletini tuzağa düşürme planının bir adımı olduğu konusunda görüş bildiriyor. 
Son derece sakıncalı
Psikiyatrist ve Araştırmacı Doç. Dr. Erol Göka, sözde aydınlar tarafından başlatılan “özür dileme” kampanyasını, “Çok akıllıca düşünülmüş ve bir milleti tavır almaya zorlayan bir girişim” olarak değerlendirirken, kampanyanın usule, etik değerlere ve hukuka da aykırı olduğunu söyledi.
Kampanyanın, bireyler adına gündem belirleyici bir rolü olduğunu belirten Göka, şöyle konuştu: “Bu özrün sahibi kim? Kimden özür dileniyor? Benim adıma hiç kimse özür dileyemez. Kimin bir başkasıyla hesabı varsa, kendi adına gerekeni yapsın, özrünü dilesin. Ortada fol yok yumurta yok, böyle bir kampanya düzenleniyor. Arkasında kötü niyet aramadan değerlendirsek bile, bu girişimi başlatan insanların bu hakkı nereden bulduğunu sorarız. Sözüm ona bir aydın hareketi olarak yansıtılıyor. Sözüm ona bu arkadaşlar ırkçılığa karşılar. Ama kim adına özür diliyorlar? Türk ırkı adına. Kimden özür diliyorlar? Ermeni ırkından. Etik değil, hukuki değil. Üstelik son derece sakıncalı.”  Göka, kampanyanın hiçbir politik gerçeğe katkısı olmayacağını da belirterek, “Toplumlar arası meselelerin çözümünde bu iyi bir yöntem değil. Bu, aynen parlamentolardan soykırım kararı geçirmek gibi bir adım ve Türkiye’yi çıkmaza götüren bir yoldur” diye konuştu.
Millet adına konuşamazlar
Tarihçi Prof. Dr. Mustafa Kafalı ise kampanyayı başlatan sözde aydınların bir elin parmaklarını geçmediğini, bu girişime destek verenlerin de milletin içinden çıkan “hainler” olduğunu söyleyerek şunları kaydetti: “Öncelikle şu tespiti yapalım. Kendi cibiliyeti bozuk olanlar, millet adına özür dileyemezler. Ancak kendi karakter ve düşünce yapılarını ortaya koyarlar. Bu millet, her devirde bu kabilden hainler görmüştür. Bundan sonra da görecektir. Bunlar, Türk milletinin aleyhine olacak her meseleyi sahiplenir, ’aydınlanma’adına dile getirir. Oysa kendilerinin aydın olmakla hiçbir alakaları yoktur. Türk düşüncesini, Türk hissiyatını taşıyan insanların gönlünden ve duygusundan çıkacak sözler ya da girişimler değil bunlar. Bizim adımıza konuşma hakkını kimseye vermedik. Zaten onlar kendi adlarına uşaklık yapmaya ve bunun gereğini yerine getirmeye çalışıyorlar. Türk milleti rağbet etmez böyle şeylere.”
İŞTE O METİN
Sanal ortamda başlatılan kampanyanın metninde şöyle deniyor: “1915’te Osmanlı Ermenileri’nin maruz kaldığı Büyük Felâket’e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.”
 ŞEHİTLERİMİZİN KANI VE VEBALİ ALTINDALAR
Toplumsal Düşünce Derneği Genel Başkanı Avukat Fethi Bolayır kampanyayı, “Bir kitle kendi ülkesine ve milletine bu kadar hainlik yapamaz” sözleriyle eleştirdi. Özür dileme kampanyası başlatan ve buna destek veren kişilerin omuzlarında, Ermeniler tarafından şehit edilen Türk büyükelçilerinin, dışişleri mensuplarının ve onların ailelerinin kanları ve vebali olduğunu söyleyen Bolayır şunları söyledi:
“Kendi ülkesini kalkıp başka bir ülkenin kamuoyuna şikayet eden bir zihniyete aydınlık demek mümkün müdür? Ermenilerin hakkını savunurken, Karabağ’da Azerbaycan vatandaşlarına yapılan zulümleri neden hiç konuşmuyorsunuz ey aydınlar? Bu ihanetin ta kendisidir. Karabağ’daki o zihniyet, geçmişte de Kars, Van, Ardahan’da kirli elleriyle kan döktü. Türkiye’nin yanlışlarını elbette açığa çıkaracağız, eleştireceğiz. Ama Ermenilerin hiyanetini getirip de Türk milletinin üzerine yıkmak ancak ihanet olarak tanımlanabilir. Bu ülke artık sahipsiz hale geldi. Her önüne çıkan Türkiye cumhuriyetine, laik ve üniter devlete saldırıya geçti.”
Abuk sabuk bir yazı
Sözde soykırımı iddialarına yönelik aydın geçinen bazıları kişilerin başlattığı özür kampanyasına bir tepki de Talat Paşa Komitesi’nden geldi. Talat Paşa Komitesi Sözcüsü Doç. Dr. Cüneyt Akalın, düzenlediği basın toplantısında, “Kampanyanın batılı güçlerden olduğu kadar içerdeki işbirlikçi odaklardan cesaret aldığı açıktır. Soy kırım iddiası tamamen emperyalist bir yalandır. Aydınların yazdığı metin tamamen abuk sabuktur. Önemli olan milletin vicdanındaki görüşlerdir” dedi.
Talat Paşa Komitesi üyesi İbrahim Benli ise yaptığı açıklamada, ‘Taşnak Partisinin Yapacağı Bir şey Yok’ isimli kitabı dağıttığını bu yüzden hakkında dava açıldığını söyledi. Benli, Rusların ‘Ermenistan Devleti kuracağız’ diye Ermenileri kandırdığı anlatılan kitabı bastırıp Fransızca ve İngilizce’ye çevirerek diğer ülkelere göndermeye çalıştığı için suçlandığını bildirdi. İbrahim Benli, 21 Mart 2007’de gözaltına alındığını anlatarak, “Sonra anladım ki suçum bu kitabı dağıtmak” dedi.
TARİHE SAYGISIZLIK ŞEHİTLERİMİZE İHANET
Tüm emekli büyükelçilerin başlattığı kampanyaya “doğal olarak” destek verdiğini belirten CHP Milletvekili ve Emekli Büyükelçi Şükrü Elekdağ şunları söyledi: “Bu sadece şehit yakınlarını değil, Türkiye’yi ilgilendiren bir olaydır. Yapılan tek taraflı girişim tarihimize büyük saygısızlıktır. Terör örgütlerinin Osmanlı imparatorluğunun son dönemlerinde yaptığı ve cumhuriyet tarihinde de giriştikleri eylemlerde hayatlarını kaybeden insanlarımıza ihanettir. Bugüne kadar 34 kamu görevlimizi öldürdüler. 70 kişinin ölümüne 574 insanın yaralanmasına sebep oldular. Bütün bunlar ortada dururken, siz Ermenistan’dan veya Ermenilerden özür diliyorsunuz. Olacak şey mi bu? Uğradığımız bunca kayıp, acı ve haksızlıktan sonra kendi insanlarımızın böyle kasıtlı bir girişime alet olmaları son derece üzücü.”
Dış çevrelerin tahrikine işbirlikçi desteği
Emekli diplomat Nüzhet Kandemir, “özür diliyoruz” kampanyasının dış çevrelerin tahriki, teşviki ile ortaya çıktığını belirterek kampanyanın arkasında İngiltere, ABD ve AB ülkeleri olduğunu söyledi. İndependent Gazetesi’nin İstanbul’daki muhabiri vasıtasıyla gerçek dışı fotoğraflar yayınlayarak Türkiye’yi karalama kampanyasını devam ettirdiğine dikkat çeken Kandemir, “Maalesef, bunların Türkiye’deki uzantıları da bu girişime bilinçli ya da bilinçsiz alet oluyorlar. Beni en fazla üzen, gençlere bu işin tarihi boyutunu öğretebilecek akademisyenler ve bilim adamlarından da buna destek gelmiş olmasıdır. Bu da bilinçsizlik ve tarihi okumamış olmaktan ileri geliyor” şeklinde konuştu. Kandemir, “Türkiye’nin herhangi bir tavizi ya da özrü bahis konusu olamaz” dedi.
AKP'Lİ VEKİLİN LİNÇ TEPKİSİ
Ermenİlere peş peşe verilen tavizlerin ardından gelen kampanya, AKP’li bazı vekilleri bile kızdırdı. İzmir Milletvekili İbrahim Hasgür, “Bu, ihanettir. Kınıyorum” dedi. 
Öldürülen diplomatların hesabını kim verecek?
CHP’li Mengü “Bunlar kendini aydın zannedenler mi?” derken, AKP’li Hasgür “İhanet”, MHP’li Işık “Kendilerini gözden geçirsinler”, CHP’li Kart ise “Onlar karar veremez” dedi.
AKP İzmir Milletvekili İbrahim Hasgür sözde aydınların başlattığı harekete sert tepki gösterdi. Ortada özür dilenecek bir durum olmadığını kaydeden Hasgür, Türkiye’nin, ’bu işi tarihçiler araştırsın’diye dost eli uzattığını ama Ermenistan’ın buna cevap vermediğini hatırlattı. Şimdi Ermenistan’ın Eurovision şarkı yarışması için Türkiye’ye hakaret eden, devlet büyüklerine iftiralar atan bir müzik parçası hazırladığını duyduklarını kaydeden Hasgür şöyle konuştu: “Bugünün şartlarında özür dilenecek bir durum varmış gibi bir süreç içine girmek Türkiye’ye ihanettir,  kınıyorum.”
Diplomatların hesabını versinler
CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü ise başlatılan girişime tepkisini, “Bunlar aydın mı kendini aydın zannedenler mi? Bunu iyi ayırmak lazım” sözleriyle dile getirdi. Mengü, “Öldürülen bunca diplomatın affını kim isteyecek. Hiçbir günahı olmayan diplomatların hesabını kim verecek” dedi. MHP’li Alim Işık ise Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Osmanlı İmparatorluğu’nun özür dilenecek hiçbir harekette bulunmadığını vurguladı. CHP’li Atilla Kart da, “Burada kimin kimden özür dilemesi gerektiğine bazı aydınlarımızın karar vermesi mümkün değil. Birilerinin kendilerini tarih yerine koyarak hüküm kurma anlamına gelecek mesajlar vermelerini anlamlı bulmuyorum” dedi.
Ermenilerin tahsilatçısı AİHM oldu
Teslimiyetçi AKP iktidarına “Ermenistan” kriterini şart koşan Avrupa, yargıyı kullanarak ’tazminat’kapısını da açmaya çalışıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2 Ermeni vakfının Türkiye aleyhine açtığı davada Türkiye’yi mahkum etti. 
AİHM: Ermeni mallarını verin
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, iki Ermeni vakfının Türkiye aleyhine açtığı davayı karara bağladı. Mahkeme iki vakfın mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. “Samatya Surp Kevork Ermeni Kilisesi, Mektebi ve Mezarlığı Vakfı” ile “Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı” nın Türkiye aleyhine açtığı davayı karara bağlayan AİHM, vakıfların mülkiyet haklarının ihlal edildiği hükmüne vardı. İki vakıf da, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin mal ve mülkiyetin korunmasıyla ilgili protokolünü ihlal ettiğini ve devletin bazı taşınmaz mallarına haksız yere el koyduğunu savunuyordu. Ermeni Hastanesi Vakfı’nın daha önce AİHM’e yaptığı başka bir başvuruda, taraflar geçen yıl “dostane çözüme” gitmişti. Türkiye, Samatya Ermeni vakfına ait olduğu belirtilen taşınmazları üç ay içinde ya geri verecek ya da 600 bin avro maddi tazminat ödeyecek. Türkiye’nin Yedikule Ermeni vakfına 275 bin avro ödemesi de kararlaştırıldı. Türkiye, karara itiraz edip davanın temyiz niteliğindeki büyük dairede görülmesini isteme hakkına sahip.
Dengir Fırat destek verdi
AKP’nin önde gelen isimlerinden Mir Dengir Fırat, “Ermeni’den özür” kampanyasına arka çıktı. Fırat, “Ben saygıyla karşılıyorum. Özür dilemek bir erdemdir” ifadesini kullandı.
Kampanyaya Fırat’tan destek
AKP Adana Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, Ermenilerden özür dilenmesi için kampanya başlatan aydınlara destek çıktı. Fırat, “Bence özür dilemek bir erdemdir” diye konuştu. Meclis’te gazetecilerin sorularını cevaplayan Fırat, toplumların geçmişinde, tarihinde bu tür olaylar bulunabileceğine işaret ederek, “Aydınların da özür dilemesini ben anormal karşılamıyorum. Saygıyla karşılıyorum. Bunu tarihçiler zaman içinde değerlendirir ama bence özür dilemek bir erdemdir” diye konuştu. DTP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır da başlatılan girişime destek verdi. Herkesin geçmişiyle ve hakikatle yüzleşmesi gerektiğini kaydeden Bayındır, “Gerçekler örtülemez. Dünyada pek çok ülke yaşadıklarından dolayı özür diledi. Türkiye de geçmişte belli sorunlar yaşanmış halklara karşı. Hala da yaşanıyor. Bence aydınların yarattığı güzel bir vicdani harekettir” şeklinde konuştu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme