21 Haziran 2012 Perşembe

Görüş bildirildi ve katkı sağlandı...

AGONİ "Atatürk'ün Ölümündeki Sır Perdesi"
Yazılmayan Tarih
 ÖNSÖZ
            Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının Türk milleti için kabulü çok zordur. Bugün dahi yapılan işlerin sonunda, cümlelere "Atatürk olsaydı..." diyerek başlayan insanlarımız bir çözüm arama yoluna gitmişlerdir. Bunun asıl sebebi ise Atatürk gibi bir şahsın Türkiye Cumhuriyeti Devletinin başına henüz gelmemiş olmasıdır. Bu derin boşluk henüz doldurulamamıştır.
Atatürk'ün hayatına ilişkin yazılan ve kitap haline getirilen eserlerin azlığı kadar yeni bilgilerin ortaya konulmaması ve gerekli araştırmaların yeteri kadar halka indirgenmemesi Atatürk ve düşünce dünyasında boşluklar oluştururken bir taraftan da hakkında asılsız haberler oluşturmak suretiyle (Bu boşluğu fırsat bilenlerce) manevi şahsiyeti yıpratılmaya çalışılmaktadır. Bu durum aslında üzerinde yaşamaktan büyük mutluluk duyduğumuz biricik ülkemizin sömürü haline getirmeyi planlayan, kökleri içerde ve dışarıda bulunan örgüt ve devletlerin, planlı ve programlı çalışmalarından oluşmaktadır.
Bu kitabın özellikle bölümlere ayrılarak, bölüm sonlarına o konulara ilişkin bilgi ve belgeleri eklemek suretiyle her bir konunun kendi içinde tartışılması yoluna gidilmiştir. Çünkü her bir bölüm kendi içinde değişik konular içermektedir. Ağırlıklı olarak Tıp'a yönelik konular ele alınırken, Siyasi ve Politik olay­larında tartışılması bizi böyle bir fikre sevk etmiştir
Atatürk'ün müşavir hekimleri arasında ismi geçen Prof.Dr. Mustafa Hayrullah Diker'in biyografisi kitapta (konuda) ismi geçmediğinden dolayı biyografisi alınmamış. Dr. İ. Refik Saydam ise, Atatürk'ün müdavi ve müşvir hekim­leri arasında yer almamsına karşın uzun yılar hastalıklarıyla direk mücadele etmiş bir doktordur. Bu yazıya, İ.Refik Saydam'ın da biyografisini alma gereği duyulmuştur.
Ayrıca, 3. Bölümde ele alınan salygran (dizüretik)'in konuların   uzmanlarının   dikkatine   yönelik   olarak   hazırlamaya çalışılmıştır.
Bununla birlikte gündeme getirilen, Tedavi yöntemleri ve kullanılan ilaçların mahiyeti orijinal metinler kullanmak suretiyle ortaya çıkartılan yanlışlıkların giderilmesi ve Atatürk'ümüzün, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne yakışır bir şekilde "Fenni Rapor'unun tekrar gözden geçirilmesi yoluna gidilmesi gereğini ortaya koymaya çalışmıştır.
Ortaya konulan bilgi ve belgelerin tekrar tartışılması ve bu yöntemlerin sonuçlarının açıkça toplumumuza anlatılması gereği belki de bu kitabın temel konusunu oluşturmaktadır.
Yapılmaya çalışılan ve bu kitabın temelini oluşturan, konu­lardan birisi de, Atatürk'ümüzün bilinmeyen ve neredeyse unut­turulmaya çalışılan bir yanlışlığı düzeltmek ve Atatürk hakkında bilinmeyenleri ortaya koymak suretiyle bu büyük şahsiyetin, Milletine ve Devletine olan sevgi ve bağlılığının ne kadar büyük bedeller karşılığında ödendiğini göstermeye çalışmaktır. Bununla birlikte bölüm sonunda Atatürk'ün haytmda önemli bir yer teşkil eden fakat sürekli olarak unutturulmaya çalışılan manevi oğlu Abdurrahim Tuncak'ın ilk kez yayınlanan belgelerle birlikte bir kitap halinde sunulmaya çalışılmıştır. Fakat bu yeterli değildir.
Atatürk'ün hayatının bir Özeti yapılmaya çalışılmış olan bu eserde işlenmemiş ve unutulmuş konular olmakla birlikte eksik­lerimiz de bulunması mümkündür. Bu sebepten ötürü Türk Milletinin o büyük hoşgörüsüne sığındığımı da ayrıca belirtmek isterim.
Kitabın hazırlanmasında bizlere yardımlarını esirgemeyen ve görüşlerini bildirmek suretiyle fikir sahibi olmamıza yardım eden;
Toplumsal Düşünce Derneği Genel Başkanı Av. Fethi Bolayır,
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Ana Bilim Dalı ve Farmakoloji Derneği Başkanı, Prof . Dr. Mehmet Melli ve bölüm arkadaşlarına, Refik Saydam Hıfzısıhha Başkanı Doç. Dr. Turan Aslan ve Kimyager Mustafa Hacıömeroğlu'na, Atatürk'ün tedavisinde kullanılan ilaçların bel­gelerini bize vermekle bizi onura eden tarihi İstanbul Eczanesinin sahibi, sayın Ecz. Ömer Faruk Erdem'e ve Atatürk üzerine derin bilgilere sahip bulunan, Ahmet Palazoğlu'na ve bu çalışma esnasında kendisinden maddi ve manevi olarak destek gördüğüm ve Tıp konusunda bana desteklerini esirgemeyen, Atatürk'ün alkole bağlı sirozdan ölmediğini gerçek hastalık nedeninin sıtma olduğunu, Prof.Dr. Sait Kapıcıoğlu, Dr. Şakir Coşkuner ile birlik­te ilk defa Türk milletine duyuran Sayın, (E) Dz. tbp. Alb. Op.Dr. Aytekin Ertuğrul'a yardım ve destekleri için teşekkür ederken, Burada ismini yazmadığım ve her biri kendi dallarında uzman olan insanlara teşekkürü bîr borç bildiğimi, önce milletim (Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Halkı) adına sonra da kendi adıma minnet ve şükranlarımı bildirmeyi bir borç bilmekteyim.
Bu kitabın yayına hazırlanması ve basımında yardımcı olan Lazer Ofset sahibi Sayın Yaşar Türkkorur'a (Milli Mücadelemizin "Altın Levhalara" yazılı bir ismi olan SÜTÇÜ İMAM'ın torunudur) ve ekibine, bana göstermiş oldukları derin sabır ve sevgileri için de aileme ayrıca teşekkür ederim.
Ogün DELİ
Gazeteci - Yazar

2 yorum:

  1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. Bloğunuzdaki paylaşımlar düşünceli ve ilginç ve bloğunuzu sıklıkla takip ediyoruz. CSS tasarim olarak paylaşımlarınızın devamını dileriz.

    YanıtlaSil